Kadıoğlu Hastanesi

(212) 211 3333
Randevu al
Nesilden Nesile Sağlıkla

Baş Ağrısı

Baş Ağrısı Tarihçesi

Tarih boyunca insanlar baş ağrısı çekmiş ve tedavi etmek için çeşitli yöntemlere başvurmuştur.
MÖ 7000’li yıllarda ki kafatası buluntularında trepanasyon (Kafa kemiğine delik açılması) izlerinin görülmesi kötü ruhların çıkarılması için yapılmış olabilir. Muhtemeldir ki eski insanlar epilepsi delilik ve baş ağrısı gibi problemlerin kötü ruhların ya da kötü kanın çıkarılması ile geçeceğine inanıyorlardı.
17. yüzyılda trepanasyon baş ağrısı için tavsiye edilmekte idi.
1600 yılında William Harvey inatçı bir baş ağrısı için trepanasyon önermiştir.
MÖ 1500 ve 1200 yıllarında eski Mısır yazıtlarında başın keten bir şeritle sıkıştırılması tedavi olarak tarif edilmiştir.
MÖ 400 yılında Hipokrat migreni tek taraflı gözde ışık parlaması ve başın ve boynun ilerleyen tarzda ağrısı olarak tarif etmiş, egzersiz ve cinsel ilişki gibi faaliyetlerle ilişkisini tarif etmiştir. Kusma ile rahatlama olduğunu fark etmiştir.
Yaklaşık 2000 yıl önce Galen baş ağrısının safra ile ilgili olduğunu kusma ile rahatlamanın bundan olduğunu söylemiştir.
Ortaçağda günümüze ulaşmış makalelerden bu konuda çok teori üretildiği ve birtakım tedaviler denendiği öğrenilmektedir. Kafaya uygulanan lapalar, ilaç batırılmış sargılar (sirke, afyon) ile tedavi denenmiştir.

Bilimsel Dönem :

Thomas Willis yaptığı gözlemlerden yola çıkarak pek çok baş ağrısı nedeninin kalıtımla, yiyeceklerle ve atmosferik olaylarla ilgisini açıklamıştır.
Vasküler baş ağrısını ve periferik sinir uçlarından başlayan ağrıları tarif etmiştir.
Erasmus Darwin baş ağrısının kanla ilgili olduğunu ve santrifüj yöntemi ile tedavi edilebileceğini ifade etmiştir.
1873 yılında Edward migren ve beraberinde görülen bozuklukları tarif etmiştir.
Liveing migrenin bir beyin fırtınası olduğu, epilepsi gibi bir beyin menşeli bozukluk olduğunu ifade etmiştir. Bu vasküler teoriden farklı bir görüştü.
1888 yılında William Gowers sinir sistemi hastalıkları el kitabında sağlıklı bir diyet tanımladı. Alkol ve nitrogliserini tedavide kullandı ve esrar kullanımını akut ataklar için önermişti.
20. yüzyılda baş ağrısı ile ilgili birçok araştırma yapıldı. Seretonin ile ilgisi, ağrı reseptörleri gibi kavramlar tanı ve tedavide önem kazandı.
Günümüzde pek çok ilaç tedavi için kullanılmaktadır.

Nöroşirurjide Baş Ağrısı:

-Baş ağrısı bir hastalık olabilir
-Bir hastalığın belirtisi de olabilir
Nöroşirurji daha çok bu ikinci özellikle ilgilenir (Nöropatik ağrılar hariç).
-Tümörler
-Kanamalar
-Enfeksiyonlar 
-Travmalar
ve bunların sonuçları, komplikasyonları nöroşirurjinin alanına girer.

Tümörler:

Kapalı bir kemik kutu içinde korunan beyin ve tamamlayıcı yapılarda ortaya çıkan bir tümör, kafa içindeki dokuları iter, sıkıştırır ve kafa içi basıncını artırır. Bu da baş ağrısına neden olur. Bu durum ilaçla tedaviye cevap vermeyen bir ağrı türüdür. Ttanı konulup müdahale edilene kadar ağrı devam eder. Ağrı kesiciler çok etkili değildir.

Kanamalar ve enfeksiyon:

Ani başlayan bir baş ağrısında şuur değişikliği ve diğer belirtilerin varlığında kanama veya enfeksiyon düşünülür. Kanamalar bir damar hasarına bağlı olabildiği gibi (anevrizma, arteriovenöz malformasyon, arteriosklerotik vb.) travma sonrası gelişen türde de olabilir (epidural hematom, subdural hematom, intraserebral hematom vb.). Enfeksiyon ise menenjit, ensefalit, subdural abse veya paraziter olabilir (kist hidatik gibi). Nöroşirurjide ağrı araştırması bu kaba sınıflamaya göre hastanın verdiği bir takım bilgiler ve nörolojik muayene doğrultusunda araştırılır.

Araştırma Yöntemleri:

-Radyolojik incelemeler:
İlk tercih MR’dır. Hastaya zarar vermeyen bir yöntemdir, gerektiğinde diğer yardımcı tanı araçları kullanılır (tomografi, anjiyografi, sintigrafi gibi).
-Laboratuar incelemeleri:
Biyokimya
EEG
Dopler USG
Elektrofizyolojik testler yardımcı tanı araçları olarak kullanılabilir.

Tedavi :

Tanıya yönelik tedavi planı yapılır. 
-Cerrahi tedavi
-Radyasyon cerrahisi
-İlaçlarla tedavi
Toplu halde veya değişik kombinasyonlarla tedavi planlanır.

Sonuç:

-Baş ağrısı için önce hekime müracaat gerekir.
-Tedavi için tanı yöntemleri uygulanıp tanı konulur.
-Tedavi hastaya göre planlanır.

Son güncellenme tarihi:2012-12-10

Son Eklenen Makaleler